6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Konsolide metin

The Ultimate Overview to Free Port Games
26/03/2024
Tipobet-365.com – Türkiye’nin En İyi Bahis Sitesi – Hemen Canlı Bahis Oynamaya Başlayın! – tipobet-365.com
26/03/2024

6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Konsolide metin

[888] Günday ve Gözler’e göre, her işlem kamu yararına yönelik mevcut bir sebebe dayanmak zorunda olduğundan denetime tabidir. (Günday, İdare Hukuku, s.142; Gözler,İdare Hukuku,  s.775.) Onar’a göre ise kanunda sebebi gösterilmeyen işlemlerde idarenin takdir yetkisi mutlak olup yargısal denetimi yapılamaz. [683] Madde 63 – Daireler ve Daireler Kurulu kararları kesin olup, kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını hasıl eder. Bu kararlar aleyhine, ancak bu kanunda yazılı kanun yollarına başvurulabilir. [632] Maddenin gerekçesine göre; “Vatanın düşman güçlerine karşı korunması bakımından her Türk vatandaşının askerlik hizmetini severek ve isteyerek yerine getirmesi şarttır”. [513] Aksoy/Türkiye 18 Aralık 1996 tarihli kararda bu şekilde Filistin askısı uygulanmasının işkence niteliğinde olduğu kabul edildi. [507] Esasında Avrupa İnsan Hakları Hukuku özünde bir kodifiye hukuk olarak değil, “vaka hukuku” (case law) olarak gelişmekte ve somut olayların yorumuna dayalı biçimde yargıcın takdir yetkisinin önü açık bırakılmaktadır; Mehmet Semih Gemalmaz “İşkence Karşısında Ulusal Yargı Çıkmazı”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Mayıs 1988, Sy.95, s.9. Madde hükümlerini bozmamak şartıyla, her mafevk emir altında olmayanları da disiplinin temini için muvakkat olarak tevkif etmeğe veya ettirmeğe salahiyetlidir. Ancak bu tevkif keyfiyeti gün ve saatiyle derhal mevkufun disiplin amirine bildirilmelidir” (AsCK m.169). [249] Madde 183 – Cezayı veren disiplin amirleri zaruret halinde cezanın sonraya bırakılmasını veya fasıla ile infazını emredebilir. Maddesinde “hizmetin aksamaması” koşulu getirildiği halde, failin fiili nedeniyle hizmet aksamış ise, ne olacağı hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır.

  • Bu kuruluşlardan, 41 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen kanal ve frekans yıllık kullanım bedeli, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren tahsil edilir.
  • Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türk toplumundaki saygınlığı ve güvenilirliğinin en ön sırada olmasında,  bu özel yasalar ve yargısal denetimin katkısı tartışılamaz.

AYİM Anayasa ve kanunla kurulduğundan bu koşulu yerine getirmektedir. AYİM’nin yargılama usulü de yürütmenin düzenleyici tasarruflarıyla değil, 1602 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Adil yargılanma hakkının birinci şartı, yargılamanın bir “mahkeme” tarafından yapılmasıdır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, içinde hakim sınıfından olmayan üyeler bulunsa da, Anayasada “yargı” bölümünde düzenlenmiş olup  bir “yargısal rol” ifa etmekte ve bir “adli fonksiyona” sahip bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle belli bir usûl izleyerek ve hukuk kurallarına dayanarak kararlar vermektedir. Kararları idare tarafından yerine getirilmek zorundadır (1602 SK m.63)[683].

Mühürlü zarfa konmayan veya çift konulan oy pusulası veya listelerdeki oylar geçersiz sayılır. Seçime katılacak blok listeler, adayların imzalarını içeren bir dilekçe ile Genel Kurul’un ilk günü saat 13.30’a kadar Başkanlık Divanı’na verilir. Başkanlık divanı veya görevlendireceği kişiler adayları inceler. Seçilme niteliğini taşımayan adaylar var ise belirlenen listelerin düzeltilmesini talep eder. Blok listelerin dışında bağımsız olarak katılmak isteyen adaylar da aynı gün ve saate kadar Başkanlık Divanına başvurur. Üyeler aday üye hakkında birini kullanmak koşulu ile kabul karşılığı (Beyaz) ve ret karşılığı (Siyah) oy verirler. C) Toplantı yeter sayısı sağlanmışsa durum bir tutanakla tespit edilir ve toplantı yönetim kurulu başkanı veya görevlendireceği yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından açılır. Toplantı yeter sayısı sağlanamaması halinde de yönetim kurulunca bir tutanak düzenlenir. Toplam onursal üye sayısı asıl üye sayısının yüzde üçünü aşamaz.

Derste kamu icra hukuku kavramı, kamu icra hukukunun niteliği, genel icra hukukundan farkı ve kamu icra hukukunun kapsamı başlıkları altında genel hatlarıyla açıklamalar getirilecek; kamu icra hukukuna dayanak oluşturan anayasal temellere işaret edilecektir. Kamu icra hukuku, kamu alacağı kavramı, türleri, nitelikleri, kamu alacakları için getirilmiş güvenceler, kamu borçlusu, kamu alacaklarının tahsili usulü ve tahsil işlemlerine karşı başvurulabilecek hukuksal yolların işlendiği bir derstir. Bu derste öncelikle karşılaştırmalı hukukun amacı, işlevi ve ele alınışı, tarihçesi incelenecektir. Ders kapsamında Anglo-Sakson Hukuku, Kıta Avrupası Hukuku, Kuzey Avrupa Hukuku hukuk geleneklerine ilişkin olarak sistemler arasında karşılaştırma yapılabilecek düzeyde bilgi verilecek ve bu bilgi çerçevesinde Türk hukukunun konumu değerlendirilecektir. Bu dersin gayesi, Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’nin mukaddeme kısmında bulunan doksan dokuz kavâid-i külliyye’ye dair Osmanlıca şerhleri okuma ve anlama imkanını öğrencilere sunmaktır. Kavâid-i külliyye aslında Batı hukuk sistemlerinde de bulunan ve “maxim” olarak tabir edilen genel prensipler misali İslam hukukuna dair umumi kaidelerdir. Kavâid-i külliyye’nin hukuki meselelerin kavranmasında çok faydalı olduğu ve bu kaideleri zapt edip kavrayan bir kimsenin muâmelât, harekâtını mümkün olduğu kadar İslam hukukuna uygun hale getirebileceği bizzat Mecelle’nin mazbatasında ifade edilmiştir. Ders, bilimsel bir disiplin olarak sosyolojinin tanımı, araştırma yöntemleri, alanda baskın olan kuramsal yaklaşımlar; kültür, sosyal yapı, sosyalleşme, bürokrasi, toplumsal kontrol, sapma, toplumsal değişim ve toplumsal tabakalaşma gibi giriş düzeyindeki temel kavram ve konuları kapsamaktadır. Temel hedef, hukuk fakültesi öğrencilerine hukuk kavramını toplumsal bağlamı içinde değerlendirebilecek temel sosyoloji bilgisini kazandırmaktır. Öğrenciler, alanda daha sonra yapacakları çalışmalara hazırlık mahiyetinde temel sosyolojik kavramlar ve araştırma yöntemleri ile tanıştırılacaktır. Umumi hukuk tarihi dersinde milli hukukun dışına çıkılarak esas itibarıyla günümüzdeki hukuk kurallarını ve müesseselerini daha iyi anlayabilmek, hukuk kurallarının tarihi gelişimini inceleyerek öğrencilerde eleştiri bilincini geliştirmek, bu çerçevede öğrencilerin edindikleri bilgilerin esaslı ve kalıcı olmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Bu dersin sonunda hukuki kavram ve kurumların nasıl geliştiği, hangi sosyal, ekonomik ve siyasi ihtiyaçlarla değiştiği izlenebilecek, toplum bünyesinde hâkim olan hukuki kuralların ve müesseselerin zamanın ihtiyaçlarına uygun olup olmadığı değerlendirilebilecektir.

AİHM, genel olarak askerlik ve polislik gibi mesleklere ilişkin disiplin cezalarını, barolar ve meslek odası gibi kurumların üyelerine uyguladığı disiplin yaptırımlarını 6. Bu husustaki kriter Pellegrin kararı ile ortaya konmuştur. Maddenin korumasından yararlanamayacaklarına karar vermiştir[590]. Bugün için ise, disiplini temin için tutuklama yetkisinin 1982 anayasasında ilk defa yer alan 38. Fıkrası karşısında anayasaya aykırı olduğunu iddia etmek pek mümkün görünmemektir. 1982 anayasasının 38/8 maddesine göre “idare kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir yaptırım uygulanamaz.

Devlete ait bina ve yerler, yetkililerden önceden izin alınmadan, her­hangi bir toplantı, tören ve benzeri amaçlarla kullanılamaz. Aksi­ne hareket halinde, kullanılmasına yardımcı veya vasıta olan memurlara aylıktan kesme cezası verilebilir. Bu durumda ister sicil amiri ister disiplin amiri olsun fark etmemektedir. Ancak görev dışında amire hal ve hareketleriyle saygısız davranmak bu suçu oluşturmaz[187]. Devlet memurları, mevzuata uy­gun olarak görevlerini yerine getirmek zorundadırlar. Dolayısıy­la, görevleri ile ilgili talep ve müracaatları zama­nında değerlendirmek ve bu konuda gerekli itinayı göstermek­le yükümlüdürler. Aksine davranışta bulunan memurlara, uyarma cezası verilebilecektir[179]. Maddesinde de belirtildiği gibi, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını, görev içindeki ve görev dışındaki davranışlarıy­la göstermek zorundadırlar[174].

Kamu davasının açılmasının ertelenmesinde takdir yetkisi, belirli hallerle sınırlı olmak kaydı ile cumhuriyet başsavcılığının inisiyatifine bırakılmıştır. Cumhuriyet savcısı, Ceza Muhakemesi Kanunu m.171/2’de öngörülen şartlar gerçekleştiği takdirde, kamu davasının açılmasını beş yıl süre ile erteleyebilecektir. CMK m.171/2’ye göre, “Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir”. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi” başlıklı 308. Fıkrasına göre; “Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re′sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir”. Hükmün gerekçesine göre; “Maddeye göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ceza dairelerinin kararlarına karşı ilamın veya düzeltme istemine ilişkin (…) itiraz edebilecektir”. CMK m.308/1’de ve gerekçesinde; Başsavcı itirazının onama kararlarına karşı mı, yoksa bozma kararlarına karşı mı, yoksa her ikisine de mi yapılacağı yönünde bir tespit yapılmamıştır. 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanan Abdullah Öcalan, Yerel Mahkemenin 28 Nisan 1999 tarihli kararı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 25 Kasım 1999 tarihli onama kararı ile Devletin ülkesine ve egemenliğine karşı suçu düzenleyen mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle idam cezasına mahkum edilmiştir.

Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.” hükmünü amirdir. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, yakalanan veya tutuklanan kişinin, bu yakalama veya tutuklamanın hukuka uygunluğunun denetimi ve serbest bırakılmasını sağlamak için mahkemeye başvurma hakkı bulunduğu yine sözleşmenin 5. Maddesi hükümlerine aykırı olarak yapılan bir yakalama ve tutuklamanın mağduru olan kişinin tazminat isteme hakkı bulunduğu görülmektedir. Bu durumda temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası bir andlaşma hükmüyle bir yasa kuralı arasında çatışma olduğunda andlaşma hükmü üstün sayılacak ve ulusal yasa kuralı ihmal edilerek uygulanmayacaktır. Maddedeki hakkın bağımsız olup olmadığı konusunda farklı kararlar vermiştir.

Bir yıl sonra ise, “Vefa” ve “Beykoz” futbol kulüpleri kurulmuştur. 1903’te açılan ve yalnızca jimnastik dalında faaliyet gösteren “Beşiktaş Jimnastik Kulübü” ise, 1910’da futbol takımını da faaliyet alanı içine almıştır. Daha sonra “Anadolu”, “Türk İdman Ocağı”, “Darülfünun”, “Terbiye-i Bedeniye”, “Şehremini Mümaseratı Bedeniye” kulüpleri kurulmuş ve İstanbul ligine katılmışlardır. Kulüp sayısının artmasını takiben, ligin yönetimini sağlamak için “İstanbul Futbol Kulüpleri Birliği” kurulmuş ve 1912 senesinde “Pazar Ligi” ile “Cuma Ligi” adıyla iki lig grubu oluşturulmuştur. Milletlerarası Usul Hukuku ise, yabancı unsurlu özel hukuk karakterli hukukî uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yetki anlaşmaları, teminat, derdestlik, yabancı devletin yargı muafiyeti ve yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tanınması ve tenfizi gibi konuları inceler. Borçlar Hukuku (Özel Hükümler) dersinde öncelikle, Borçlar hukuku özel hükümler dersinin konusunu oluşturan özel borç ilişkileri kavramı üzerinde durularak, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen sözleşme tipleri ile atipik ve isimsiz sözleşmeler konusu anlatılacak ardından özel borç ilişkilerinin sırasıyla incelenmesine geçilecektir. Bu çerçevede, satış, trampa ve bağışlama sözleşmeleri ayrıntılı olarak incelenecektir. Ardından kira sözleşmeleri, kullandırma ve tüketim ödüncü sözleşmeleri, hizmet sözleşmeleri, eser sözleşmesi, yayım, vekalet sözleşmeleri, kredi mektubu ve kredi emri, simsarlık sözleşmesi, vekaletsiz iş görme ve komisyon sözleşmesi, havale, saklama sözleşmeleri, kefalet, kumar ve mostbet giris, ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi incelenecektir. Kriminoloji, hukuki varsayımlarla değil, sosyal gerçeklikle ilgilenmekte; neden/niçin gibi sorulara cevap bulmaya mesai vakfetmektedir. Toplumdaki ideal davranışı değil, olan davranışı incelemekte ve insanların “olan” davranışlarını bilimsel metotlarla anlama ve açıklamaya çalışmaktadır. Kriminoloji, suç failleri ve mağdurları hakkında hakiki, nesnel, önyargısız, bilimsel bilgi arayışında olan bir disiplindir. 6698 Sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanun’un ilgili maddesine uygun olarak, kişisel veri güvenliğinizin sağlanması için hukuka aykırı olarak işlenmelerini ve erişilmelerini önlemek ve muhafazalarının sağlamak amacıyla gerekli teknik ve idari tedbirler Veri Sorumlusu olarak tarafımızca alınmaktadır.

Geef een reactie

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *